Alper beyle tanışmamız biraz farklı. Beni bilirsiniz, normalde alacağım kitapları ufakta olsa araştırır eder en olmadı internetten konusunu okur öyle alırım. Arada bir kapağına vurulup aldığım kitaplar yok mu? Tabi ki var. Kimin yok ki? Zaten Alper Canıgüz'le de öyle tanıştım. İnanın şu an bile hangi kitabı almak için gittiğimi hatırlamıyorum -tabi ben daha sonra gidip o kitabı da almışımdır muhakkak ama :) şimdi aklıma gelmiyor adı- Neyse, ben Oğullar ve Rencide Ruhları rafta gördüğüm an geri kalan her şey silindi gitti. Kapağına, ismine ve konusuna bayıldım. Bir anda çekti beni. Aldım kitabı gittim eve, zaten ince bir kitaptı hemencecik bitti. Alper beyin tarzını o kadar çok sevdim ki diğer kitapları da kısa aralarla okuyup bitirdim. Her ne kadar diğer kitapları ve karakterleri de çok güzel olsa da Alper Kamu bir farklı. "Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar." diyebilecek kadar bilge biri sonuçta *-*
Alper bey, Türk yazarlar arasında benim sıralamamda ilk 10'a çok rahat girer. Çıkardığı kitapları kısa zamanda okumaya çalışırım. Cehennem Çiçeğini'de gördüğüm andan itibaren istiyordum ama tuttum kendimi. Belli mi olur belki arkadaşlar doğum günüm için hediye ederler diye düşündüm. Arkadaşlardan değil ama April'den incelemem için geldi *-* İyi de oldu be. En kısa zamanda okuyup yorumumu sizlerle paylaşacağım.








